Please click for MAIN PAGE

COLOURS, RACES AND RELIGIONS ARE NOT OUR MATTERS !
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre

UHV =B-CORP


Normalde geçen hafta Çarşamba sayısı için hazırlamıştım bu yazıyı ama ulusal gündem yerele ağır bastı maalesef. Biz gene kendi kabuğumuza dönelim.

Başlamadan önce; yönetiminden çalışanına kadar tüm UZTB ailesini Lisanslı Depoculuk bağlamında kurulan Ürün İhtisas Borsası hissedarlığı için yürekten tebrik ediyorum. TOBB burada %51 ortak ve bu %51 in içinde yer alan 21 il ve 12 ilçe borsası hissedarından biriside UZTB. Sevgili Egemen başkan 2 yıl önce bahsettiğinde gerçekten heyecanlanmış ve hatta ortada foluda yumurtası da yokken teknik bir yazı dahi yazmıştım. Başkanın dediği gibi bu bir milat. İnşallah arkası da UTSO’nun karma OSB’si ile geliyor. İşte rekabet böylesine icraatla, üretkenlikle, vizyonla olur. Dedikoduyla politikayla değil. Motivasyon kıranlara inat UZTB’ye de UTSO’ya da kocaman alkış!

Gelelim ana temamıza. Geçen hafta yazdığım Uzunköprü Hizmet Vakfıyla (UHV) alakalı köşe yazıma gelen yorumlardan anlıyorum ki şehir insanı atıl durumdaki bu vakfın doğru bir rehabilitasyonla aktivite edilmesini istiyor. Ortak istek vakfın antin kuntin meselelerle değil Uzunköprü’ye yakışacak bir hizmet planlamasıyla hareket etmesi. Aynı şekilde birilerine arpalık yada atlama tahtası olarak kullanılmaması.

Bir okurum özetle diyor ki: “ Bir vakfın 10 temel hizmet gamını gayet güzel yazmışsın. Dini hizmetler desen zaten hükümet tarikat bazlı vakıflara akıttıkça akıtıyor; savunma hizmetini vakıf hüviyetinde vermek devlet varken abesle iştigal, spor-aşevi-kültür-sanat vb hizmetlere belediye kanunu belli bir oranda destek şartı öngörüyor. Geriye para yardımı ve iktisadi hizmetler gamları kalıyor. Para yardımı olayının Uzunköprü’de adresi belli. Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı !! Bu durumda geriye aynen yazdığın gibi İKTİSAT hizmetleri gamı kalıyor..”

Bana düşen, yazılarımda dile getirdiğim çözüm odaklı spesifik konulara gelen sosyolojik yansımaları ekabire iletmek ve çözüm-motivasyon döngüsüne devam etmekten ibaret. Artık UHV önerimle doğrudan bağlantısı olan B-CORP konusunu açma zamanı.

B-CORP’un (Benefit Corporation) en kısa tanımı “kamu yararı için kurulmuş şirket’tir”. Diğer bir deyişle kamusal bir hizmete yönelik şirket anlayışı.

Sadece 1 sn düşünün şimdi. Vakıflarda kamu yararı için kurulurlar. Birçoğu da ticaret yapar, kendi bünyesinde şirketler kurar yada sermaye ortaklığı yapar. At izide it izine karışır doğal olarak. Ticaret yapmasalar çarkları salt bağışla dönmez. Bu kaotik durum sadece Türk vakıflarına mahsus değil. Öyle ki iktisadi hizmet dışında kurulan vakıfların karşılıksız kamusal hizmetleri için gereken sermaye döngüsünü sağlamaları adına iktisadi işlemler yapması birçok algısal yanılsamayı ve kötüye kullanmayı beraberinde getirmesinden ötürü; kapitalizmin anavatanı olan ABD’de üretildi bu B-CORP yaklaşımı. Kendine ait bir vakfı olmayan şirketlerin hem vergi kaçırayım hem de ulvi gözükmek adına son derece mutaassıp “sosyal sorumluluk” kavramını dejenere etmeleride bu yaklaşımın sebeplerinden birisi.

İşin trajikomiği B-CORP şirket modelinin en güçlü sahiplenicileri ise Melek Yatırımcılar ve Risk Sermayedarları. Ama olmuyor tabii. Bu sebeple de birçoğu B-CORP şirket modelinin eylem yaklaşımı olan ETKİ YATIRIMCILIĞI yaklaşımına dönüş yapıyor. Dolayısıyla B-CORP uygulaması sadece modernist vakıflara kalıyor. Buraya kadar net ifade etmeye çalıştığım şeyin özeti şu: Küresel iktisadi sistemin tüm çarklarıyla değişime girdiği günümüzde; çağdaş dünya vakıfları özgünlüklerinin ve hizmetlerinin sürdürülebilirliği için B-CORP anlayışıyla yönetilmeye başlamıştır. Bu yaklaşım şeffaf sermaye döngüsü ve yönetimini beraberinde getirdiği için vakıf gönüllüleri artık içlerinde zerre şüphe olmaksızın destek verebilmektedirler.

UZTB ya da UTSO neden vakfa destek vermekten kaçınıyor? Ya da halk neden uzak duruyor? Çok basit. İster ayni ister nakdi destek verin çoğu ya Kaymakamlık vb’ye makam arabası olarak dönüyor yada siyasi bir ödül olarak alakasız bir yerlere gidiyor. Uzunköprü bu antin-kuntinlere fazlasıyla doygun. O yüzden UHV konusunda taşın altına elini sokacaklara verilebilecek yegane taahhütün altında B-CORP modeli esasları yatıyor. Yani karlarının belli bir bölümünü hissedarlara geri kalanını hayır hasenata yatıracağı kesin olan; tam anlamıyla şeffaf spesifik bir şirket modellemesi.

Evvelki haftada yazdım. UHV B-CORP anlayışına devşirilsin ve isteyen şehir girişimcisi tasarruflarını şirket hissedarı olarak buraya yatırsın. Elde edecekleri karın yarısı otomatikman zekat. Bu saatten sonra sadece UHV B-CORP’un hangi sektörlere ne zaman yatırım yapacağını programlamakla alakalı ki burada Karma OSB planlamasının önemi çok büyük.

http://www.uzunkoprugazetesi.com.tr/uhv-b-corp.html

 


Haber tarihi: 08 / 11 / 2017
Haber Yorumları: 0




Önceki: YENİ İHALE İLANI SON BAŞVURU 19 OCAK 2018 BM KENYA OFİSİ UNON
Sonraki: ESKİ BAŞBAKANLARDAN MESUT YILMAZIN OĞLU YAVUZ YILMAZ ÖLÜ BULUNDU






RENK, IRK VE DİN KONULARIYLA ASLA İLGİLENMİYORUZ !

 

 

İçerik RSS: - Haberler: RSS:

Yazılım: Omn Portal

AFROTURK FACEBOOK PAGE