Please click for MAIN PAGE

COLOURS, RACES AND RELIGIONS ARE NOT OUR MATTERS !

DEĞERLERİMİZİ DİĞERLERİNDEN AYIRMAK


Enttellejiyansına çok değer verdiğim edebiyat öğretmeni arkadaşım paylaşmış: “Değerlerini diğerlerinden ayıramıyorsan, meğerlerini ve keşkelerini ayrı bir yere koy” Bu söz beni 2000 yılına götürdü.
*
Private Placement Program (PPP) adı verilen nitelikli rantiye işlerinin zirve yaptığı dönemdi. Londranın Lime streetinde iki bankada dönerdi bu işler. $ 100M’a kadar Barclays Bank; $50-100 arası Lloyds. Altı rakamlarda da bankalar yüksek faizle para toplar bu plasmana geldiğinde bizzat yaptırırlardı PPP’leri. Türkiye, Yunanistan ve Almanya’da kimya fabrikaları olan bir müşterim illa bu programlara girmek istedi bizde beraberce atladık gittik Lloyds’a. Parası olan müşteri masaya oturur ve varlık yöneticileri birbirinden farklı değerdeki PPP’lerini sunarlardı. Türkiye ve benzeri ülkelerden gelen paralara finansal risk opsiyonlarıyla birlikte manevi değerleri sorgulatan opsiyonlarda konurdu masaya. Bizde de öyle oldu. Presentasyon bitti iş müşterinin masada vermesi gereken nihai kararına kaldı. Bana döndü siz ne diyorsunuz Serdar bey diye sordu. Nasıl çıktı bilmiyorum
*
“ Before decision you must seperate your values from monetarial varieties” dedim. Üç aşağı beş yukarı değerli edebiyatçı dostumun hatırlattığı söz. Şimdi esas konuya gireyim.
*
Manevi değerleri olan bir kapitalistim. Bunu asla saklamam. Yazılarım bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına yönelik fikirler ihtiva eder. Bu bağlamda elini taşın altına sokan herkesi sakınmadan ve karşılıksız takdir ederim. Ama değerli olanları diğerlerinden de ayırırım. Kıstaslarım gayet açık.
*
Maaşlı çalışan devlet memurlarının işi zaten hizmet olduğu için ilk kategorim başarısını ispat etmiş girişimcilerdir. Parametrelerimde nettir bu kategoride. İşini sıfırdanmı büyütmüş; bölgesinemi yatırım yapıyor; meyve veren ağaç taşlanıra inat taş atanlara meyvesinden mi dağıtıyor; alçakgönüllümü; etrafındaki klasik menfaat avcılarına bile toleranslımı; hem sosyal hem çevresel etki yaratabiliyor mu; deneyim ve erkini egoistçe kendine saklamak yerine her isteyenle paylaşıyor mu; kabına sığmayıp Bulgaristan ve Yunanistan dışında denizaşırı işbirliklerine korkusuzca yelken açıyor mu; gemisinde her isteyene yer veriyor mu vs..
*
29 Kasım 2017 makalemin konusu Edirne’ye yatırım için gelen Katar’lı milyarder Faysal El-Sani idi. Dedimki Mustafa Altunhan yazın Katara gitmiş ve yatırımcıların Edirne’ye geleceği müjdesini daha ağustos ayında vermişti. Karma OSB’mizi nitelikli bir yatırımcıya açmak adına yapışın bu adama demiştim. Mustafa Altunhan’ı seversiniz ya da sevmezsiniz. Ama bilin ki OSB projeksiyonumuz için diğerlerinden ayrılması gereken bir referans değeridir.
*
Edirnelidir. Edirne’ye bölgesel anlamda aşıktır. Gençtir. Dinamiktir. Başarılıdır. Merdivenleri çıkmaya eşikten başlamıştır. Kendi merdivenini kendisi inşa etmiştir. Defalarca düşüp defalarca kalkmıştır. Başarısızlıklarını kendine başarılarını ekibine mal eder. Yatırımlarını uzakta değil bölgesinde yapar. Bulgaristanda edindiği yurtdışı ticaret tecrübesini gene bölgesinde taçlandırmak peşindedir. Edirne’ye yakışan Kırkpınar Ağalığını bile Edirne’liye yakışır şekilde yapmıştır. Alçak gönüllüdür. Doğayı, hayvanları, denizi ve insanları sever. Vicdanlıdır. Arkasından da önünden de kendisini vuranları affedecek kadar tolerans yüklüdür. Bilgisini, tecrübesini kimseden esirgemez. Ne otobüslerinin muavininden nede belediyelerden. Siyaset üstüdür. Kendi şehrinden gelen fitne, fesat ve kalleşlikler yüzünden insanına, şehrine küsmemiştir. Hep gülümseyerek bakar Edirne’ye, Edirne insanına. Yaptım yeter yiyeyimci değildir. Hala daha yatırım enerjisini korumaktadır. Komşuyuda, evinin içini de geçip, uzak mahallelerde ustalık peşindedir
*
Bu bir Mustafa Altunhan methiye simidir? Evet, aynen öyledir. Çünkü Edirne’nin az sayıdaki başarılı girişimci değerlerindendir. Diğerlerinden ayrıştırılması gerekir. Odalar, dernekler, ajans vs; üniversitelerden yada uzak şehirlerden girişimcileri yada girişimciliği kağıt üstünde bilen sözde uzmanları getirtir; el üstünde tutar konuşturur. Böyle yerel değerlerimiz varken son derece gereksizdir.
*
Kim ne derse desin. Mustafa Altunhan ve iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki değerlerimizi, diğerlerinden ayırmak artık elzemdir. Uzunköprü KOSB müteşebbis heyetine; tavsiyemi bir kez daha iletiyorum. Bize çakma salon patronu değil sahadaki gerçek yatırımcı gerekiyor..
*
Değer ve diğer yargısını tekrar hatırlattığın çok teşekkür ederim Müge Taner hocam

 

http://www.uzunkoprugazetesi.com.tr/degerlerimizi-digerlerinden-ayirmak.html7

 

News Date: 14 / 12 / 2017
News Comments: 0










Membership
User Name
Password
RENK, IRK VE DİN KONULARIYLA ASLA İLGİLENMİYORUZ !

 

 

Content RSS - NEWS RSS

Hosting: Omn Portal